Bizi Takip Edin:

Habibe Altıntaş
POINT Birliği
Girişim Savaşçısı’na başvurduğumda kafamda net bir fikir yoktu ama içimde güçlü bir arayış vardı. Ne yapmak istediğimi tam olarak bilmiyordum ama artık ertelemek istemediğimi çok iyi biliyordum. Kendisiyle çokça uğraşmış, pek çok şeyi deneyimlemiş, birçok şapka takmış biri olarak farklı alanlarda üretmiş, mücadele etmiş, bazen düşmüş ama çoğunlukla kendi başıma kalkmıştım. Bu yüzden bu program bana “ilk kez bir şey yapmayı” değil, daha önce yaptıklarımın ağırlığını taşımayı ve onlarla dürüstçe yüzleşmeyi getirdi. Zaten içimde olanları görmeyi, belki de ilk kez uzun süredir susturduğum yerleri duymayı öğrendim.
Bu program, yalnızca donanımlı bir girişimci gibi fikirler üretmeyi ya da bir iş modeli kurmayı öğretmedi bana. Önce kendimi tanımayı, sınırlarımı fark etmeyi, iddia ettiğim neleri yapıp neleri yapamayacağımı, sonra da o içten gelen gücü nasıl yöneteceğimi gösterdi. Dayanıklılık ile güçlü olmanın birbirinden nasıl farklı olduğunu ayırt ettim. En zor sınavlarımdan; mükemmeliyetçilikle vedalaştım, kararsızlıklarımı yönetecek araçlar kazandım ve belirsizlikle savaşmayı bıraktım. Girişimcilik burada sadece bir iş kurma süreci değilmiş; aynı zamanda bir karakter eğitimi, bir iç sesle yeniden tanışma süreciymiş.
Girişim Savaşçısı benim için bir başlangıç değil, bir duraktı. Durup kendime baktığım ve “Bunca şeyi neden yaptım, şimdi nereye gitmek istiyorum?” diye sorduğum bir yer. Ve belki de her yolculuk, böyle bir durakla derinleşiyor.
“Aradığın da seni arıyor.” Durup baktığım yerde kendime rastladım.
