Nike’yi Kuran Adam Phil Knight’ın Etkileyici Serüveni - Girişim Savaşçısı

Nike’yi Kuran Adam Phil Knight’ın Etkileyici Serüveni

Nike’yi Kuran Adam Phil Knight’ın Etkileyici Serüveni

  • Serüvenin başlaması

Kariyerine sıradan üniversite mezunları gibi başladı. Parası yoktu, kafasında net bir hedefi yoktu ancak ortaya çıkan şey, Amerikan girişimciliğinin en büyük hikayelerinden biri olan 100 milyar dolarlık bir spor giyim devi markası Nike idi. Nike’nin kurucusu Adam Phil Knight’ın ilham veren öyküsüne geçmeden önce onu biraz tanıyalım. Knight, 24 Şubat 1938 yılında doğdu. Oregon Üniversitesi gazetecilik bölümünden 1959’da mezun oldu. Bir yıl boyunca Amerikan ordusunda askerlik yaptıktan sonra, Stanford Üniversitesi’nde İşletme yüksek lisansı için eğitim hayatına geri döndü. Stanford’da kendi deyimiyle “ortalama orta mesafe koşucusu" olan Phil Knight ve koşu koçu olan Bill Bowerman atletlerin koşu ayakkabılarının, performansları üzerinde yarattığı anlık etkiyi gözlemleyerek spor ayakkabı yaratmak istediklerine karar verdiler ve ortak oldular.

İlk başlarda adı Blue Ribbon Sports olan şirket, bir grup Japon iş adamını popüler Tiger spor ayakkabılarını Amerika Birleşik Devletleri’ne ihraç etmeye ve satmaya ikna etti ve Knight, Tigers’ı arabasının bagajından satmaya başladıktan sonra talebin oldukça yoğun olduğunu fark etti. Böylelikle Japonya’dan daha fazla spor ayakkabı sipariş etmeye ve dolayısıyla işlerini de giderek büyütmeye başladı. Bu yolculuk her zaman sorunsuz olmadı. Knight’ın Japonya’dan siparişleri nadiren zamanında geliyordu ve sık sık büyük finansman sorunlarıyla karşılaşıyorlardı. Knight, satışlarını sürekli olarak ikiye katlamasına rağmen, bankalar ihtiyaç duyulan kredileri sağlamakta isteksizdi.

  • Nike’nin doğuşu

Japon şirket ile münhasırlık anlaşması nedeniyle sorun başladığında, Knight fabrikadan ayrılmak zorunda kaldı. Knight ve 45 çalışanı o sırada ayakkabılarını üretmek için yeni fabrikalar bulmak ve hatta şirket için yeni bir isim yaratmak zorunda kaldı ve Nike doğdu. Şirket 1971’de, sonradan markanın imzası haline gelen lastik-tırtıklı tabanda kendi tasarımını yarattığında, Asya piyasasında ürettikleri ayakkabıları, Almanya’dan ihracat yapan Adidas gibi rakiplerinden çok daha ucuza mâl etmeyi başardı.  Nike ürün kalitesini yüksek de tutmaya başlayınca, marka profesyonel atletlerin bir numaralı tercihi haline geldi.

Yıllarca süren büyümenin ardından şirket Aralık 1980’de Nike’yi halka açmaya karar verdi. Knight, “Kontrolü kaybetme konusunda endişeliydik" dese de bu şirketin şimdiye kadar yaptığı en iyi hamlelerden biriydi zira bu eylem firmayı 178 milyon dolar değerinde yaptı. Bugün Forbes, net değerinin 25 milyar dolardan fazla olduğunu tahmin ediyor. Phil Knight, 1992’de Hardvard Business Review için verdiği bir röportajda: “Yaptığımız en önemli şey ürünümüzü pazarlamak” demişti. “Pazarlama, şirketi bir arada tutuyor. Ürünün kendisinde bulunan tasarım öğeleri ve fonksiyonel özellikler sadece pazarlama sürecinin bir parçası.”

  • Knight’ın diğer girişimcilere tavsiyeleri

Girişimciler için kaleme aldığı “Shoe Dog” adlı kitabında Knight, “Pek çok zorluk ve beklenmedik aksaklıklara hazırlıklı olun. " der ve şöyle devam eder: “Liderlik her zaman başkalarına ilham vermekle ilgilidir. İlham olmadan takipçi de olmaz. Takipçiler olmadan lider yoktur. Ancak büyük liderler bunun ötesine geçer ve başkalarını kendileri lider olmaya teşvik eder. Deneyimi, iniş ve çıkışları paylaşmak isterim, böylece bir yerlerde benzer sınavlardan geçen bazı genç erkek veya kadınlar ilham alabilir veya rahatlayabilir” demektedir.

Başarılı girişimci, Nike’a adadığı 52 yılın sonunda 78 yaşındayken şirket yöneticiliğini bırakıp emekliye ayrılsa da dizginleri elinden hiçbir zaman tam olarak bırakmayacağını ve şirketin başarısı için ölene dek çalışacağını belirtiyor.

GİS İntibak Eğitimi: 

1 Mayıs – 6 Mayıs 19.00-23.00 Arası / Kameralı Sanal Sınıfta Canlı, Online
26 Haziran – 1 Temmuz 19.00-23.00 Arası / Kameralı Sanal Sınıfta Canlı, Online